Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı FBI mı dinledi?

17- 25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı FBI mı dinledi. Ak Parti'nin en parlak dönemlerinde yolsuzluk operasyonu ile gündeme bomba gibi düşen konuşmalar ve Bilal Erdoğan'ın adının geçtiği operasyonda dinlemeyi FBI mı yaptı..17-25 Aralık operasyonun en çok darbe vurduğu Ak Parti'den şu ana kadar konu ile ilgili bir açıklama yapılmazken, akıllara gelen soru işaretlerinin cevapları ise haberimizde..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı FBI mı dinledi?
Bu içerik 1685 kez okundu.

7-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturmalarında ortaya saçılan ve kamuoyunda bomba etkisi yapan dönemin Başbakanı Erdoğan'ın, oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı telefon görüşme tapeleri, ABD'li Başsavcı Preet Bharara'nın iddianamesinden çıktı.


17-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturmalarında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmeleri, 2011 yılından beri Reza Zarrab'ı takip eden FBI tarafından dinlendiği ve tapeler halinde ABD'li Başsavcı Preet Bharara'nın dosyasına konulduğu öğrenildi.

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara'nın açıkladığı belgelerde; 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen eski bakanlardan Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Halk Bankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da isimlerine yer verirken, kamuoyuna açıkladığı 50 sayfalık iddianamenin bir bölümünde, 17 Aralık Soruşturmasının dökümanlarını kullanması, "ERDOĞAN'I FBI MI DİNLEDİ?" sorusunu akla getirdi.

Önümüzdeki günlerde açıklanacak olan ve en az 1000 sayfalık Reza Zarrab Ana İddianamesinde onlarca saatlik telefon görüşme tapelerinin olduğu belirtilirken, 2011'den beri Reza Zarrab'ı takip eden Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Türkiye'de üst düzey yöneticlerle yaptığı görüşmelerin kayıt altına aldığı ve New York Güney Bölgesi Başsavcılığının dosyasına konduğu kaydedildi.

Deniz Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Recep Canpolat'ın 9 Nisan 2016 tarihinde "Kaçan Balık Büyük Olur!" başlıklı köşe yazısında, Royal Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Reza Zarrab'ı (Rıza Sarraf) tutuklayan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara'nın hedefinin Zarrab ile akçeli işlere girenleri iddianamede yer verileceğini, hatta Reza Zarrab'ın Türkiye yaptığı 'Hayırseverlikleri', Başsavcı Bharara'nın Ana İddianamesinde olduğunu belirtilmişti.

Reza Zarrab dosyasında soruşturmasını yürüten New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara tarafından davanın görüldüğü mahkemeye, 17 Aralık 2013 tarihinde Türkiye'de patlak veren operasyon sonrasında Bakanlarla ilgili TBMM'ye gönderilen raporun tercüme edildiği ve ABD’deki mahkemeye ek belge olarak sunulduğu ortaya çıktı. Savcının dilekçesindeki en çarpıcı detay ise Reza Zarrab’ın 72 gün sonraki tahliyesinin sağlam rüşvet iddialarına bağlanması oldu.

Daha önce New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara'nın açıkladığı 21 sayfalık özet iddianamede belirtilen 110 milyon Euro'nun, İran Petrol Bakanlığına bağlı HKCO Şirketi üzerinden Türkmenistan'da yerleşik TÜRKMEN-1 Şirketine aktarıldığı belirtilmiş, aktarılan şirketin Türkiye'de Havuz Medyası diye tabir edilen gazete ve televizyonlar ile alakasının olduğu ABD'li hukukçular tarafından dile getirilmişti.

KARA PARA STATÜSÜ NE ZAMAN KAZANDI?

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 9 Haziran 2010 tarih ve 1929 Sayılı kararla Türkiye ve Brezilya’nın olumsuz ve Lübnan’ın çekimser oyuna karşı 12 olumlu oyla İran’a yaptırımlar uygulanmasını kabul etmesinden 15 gün sonra, ABD Hükümeti'nin BM Kararını yetersiz bularak Temsilciler Meclisi ve Senato'dan İran'a karşı yeni bir yaptırım kararı çıkardı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Barışa Tehdit çerçevesinde aldığı karar bütün devletler bakımından bağlayıcı nitelik taşıyor. Türkiye'nin Karara olumsuz oy vermiş olması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararının bağlayıcılığını etkilemiyor.

ABD, aldığı yaptırım kararında, İran’ın petrol ve doğalgaz gelirlerinin de nükleer faaliyetlerde kullanılabileceği varsayımıyla bu faaliyetlerden kaynaklanan parasal transferlerin de yasadışı ilan edilmesini emreden bir yaptırım kararını ABD Senatosu’ndan geçirerek tek taraflı olarak yürürlüğe soktu. Bu kararla birlikte İran petrol gelirleri artık “kara para” statüsündeydi ve bu anlamda meydana gelen her türlü finansal işlem “kara para aklama” olarak tanımlanacaktı.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Terörün Finansmanı ve Finansal Suçlardan sorumlu Bakan Yardımcısı Daniel Glaser başkanlığındaki ABD heyeti, Ağustos 2010’da Türkiye Bankalar Birliği’ni ziyaret ederek, Türk bankalarının üst düzey temsilcilerini İran bankaları ile çalışmamaları konusunda uyardı. Hatta ABD'li Bakan yardımcısı bu toplantıların birinde Türk bankacılarını tehdit etme noktasına bile geldi.

ABD Hazine Bakanlığı'nın uyarılarına rağmen, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk bankacılara cesur olmalarını tavsiye ederek; “ABD’nin yayınladığı ambargo kararı var. Her türlü finansman hareketlerine yasak getiren bir düzenleme. Bizi sadece BM’nin kararı bağlar. ABD’ninki değil!" dedi ve Türk Bankacılarının cesaretli olması konusunda telkinde bulundu.

FBI ne demek?

Federal Soruşturma Bürosu (İngilizce: Federal Bureau of Investigation, kısaca FBI), ABD'nin iç istihbarat ve güvenlik gücüdür, aynı zamanda ABD'nin başlıca Federal kolluk kuvveti organizasyonudur. ABD Adalet Bakanlığı yetki alanı altında çalışır. FBI şu anda ABD İstihbarat Topluluğu'nun (U.S. Intelligence Community) üyelerinden biridir ve Adalet Bakanı'na (Attorney General) ve Ulusal İstihbarat Direktörü'ne (Director of National Intelligence) bildirim yapar. ABD'nin bir terörle mücadele, karşı casusluk ve suç araştırma organizasyonu olan FBI'ın tam 200 kategoriden fazla federal suç üstünde yargılama yetkisi vardır.

FBI'ın birçok özelliği eşsiz olsa da, ulusal güvenlik üzerindeki etkinlikleri İngiltere'nin MI5 ve Rusya'nın FSB organizasyonları ile kıyaslanabilir. Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) aksine, FBI, ABD'nin başlıca iç güvenliği ile ilgilenir. ABD'nin büyük şehirlerinde yapılanmış 56 adet saha ofisi ve 400'den fazla yerel bölgede binaları vardır.

FBI, 1908'de Soruşturma Bürosu (Bureau of Investigation (BOI)) adıyla kuruldu. Organizasyonun adı 1935'de Federal Soruşturma Bürosu olarak değiştirildi. FBI'ın ana binasının ismi J. Edgar Hoover Building'dir ve Washington, DC'de yer alır.

Görevleri


ABD'yi terör saldırılardan korumak
ABD'yi yabancı istihbarat operasyonlarından ve casusluktan korumak
ABD'yi siber-tabanlı ve yüksek teknoloji suçlardan korumak
Yolsuzluğun tüm seviyeleri ile mücadele etmek
Medeni hakları korumak
Tüm ülke içi/ülke dışı suç organizasyonları ve kurumlarına karşı mücadele etmek
Büyük beyaz-yaka suçlara karşı mücadele etmek
Önemli şiddet suçlarını araştırmak ve sonlandırmak
Federal, eyalete bağlı, yerel ve uluslararası partnerlere yardımcı olmak
Başarılı görevler yapabilmek için artan teknolojiyi takip etmek ve FBI'a entegre etmek
Organizasyon Yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]
Federal Soruşturma Bürosu, 6 ana şube ve Direktör'ün Ofisi (Office of the Director) olarak ayrılmıştır. Direktör'ün Ofisi daha çok FBI yönetimi ile ilgilenmektedir.

FBI İstihbarat Şubesi
FBI Ulusal Güvenlik Şubesi
FBI Kriminal, Siber, Müdahale ve Hizmetler Şubesi
FBI Fen ve Teknoloji Şubesi
FBI Bilgi ve Teknoloji Şubesi
FBI İnsan Kaynakları Şubesi
Rütbe sıralaması[değiştir | kaynağı değiştir]
Denemelik Ajan
Özel Ajan
Kıdemli Özel Ajan
Denetleyici Özel Ajan
Yardımcı Sorumlu Özel Ajan (ASAC)
Sorumlu Özel Ajan (SAC)
FBI Yönetimi
Asistan Direktör Yardımcısı
Asistan Direktör
Yönetici Asistan Direktör Yardımcısı
Yönetici Asistan Direktör
Yardımcı Direktör Yardımcısı
Personel Şefi Yardımcısı
Personel Şefi ve Direktör'ün Özel Danışmanı
Yardımcı Direktör
Direktör
Personel
Evidence Response Team
FBI ERT personeli

31 Aralık 2009'da FBI toplam 33,852 personele sahipti. Bu sayıya, 13,412 özel ajan dışında 20,420 yardımcı profesyonel, yani istihbarat analistleri, dil uzmanları, bilim insanları, bilgi teknoloji uzmanları ve diğer personel dahildir.

Silahlar
Bir FBI özel ajanında Glock 22 tabanca veya da Glock 23 .40 S&W kalibre bulunur. Eğer ilk yeterlilik testlerini geçemezlerse, bir sonraki testi desteklemek için Glock 17 veya Glock 19 tabanca alırlar.

FBI ile CIA Arasındaki fark nedir kısaca açıklayalım.

FBI’nin açılımı federal soruşturma bürosudur. CIA’nın açılımı ise, merkezi istihbarat teşkilatıdır.

FBI (Federal soruşturma bürosu), federal suçlulara tepki olarak kurulan emniyet kurumudur. Bütçe oranları belli olan bu kurumun 2006 senesine göre yıllık 8.7 milyar dolar bütçesi olduğu saptandı.

FBI, polisin gücünün yetmediği ya da polisi aşan durumlarda olaylara müdahale eder. FBI polislere göre olaylara daha tecrübeli yaklaşırlar. FBI, en geniş parmak izi ağına sahiptir.

CIA (merkezi istihbarat teşkilatı), CIA çalışanlarının maaşları ve CIA’nın yıllık bütçesi gizlilik çerçevesinde saklanır. CIA, FBI’e göre daha özel ve gizli bir kurumdur.

CIA, Amerika içinde çalışmasına rağmen Orta Doğu Alanında da çalışma imkanı bulmuştur.

1960-1980 yılları arasında Türkiye’de de partilere yönelik CIA anlaşmalarının yapıldığı öne sürülmüştü. Bu da demek oluyor ki CIA, FBI’ye göre daha Uluslararası bir örgüttür.

fbi cia

İki kuruluşu karşılaştıracak olursak;

FBI ülke genelinde faaliyet gösterir, ülke genelindeki davaların çözümüne bakar. Yani yerel polisi aşan olaylara müdahale eder. CIA ise tüm dünyada çalışma alanı bulur. CIA, en yetkili güvelik güçleridir. Kaynaklarının sınırı yoktur ve üst düzey adamlarla çalışırlar.

 

recep tayyip erdoğan fbı recep tayyip erdoğan haberi haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te  TRT'de..
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te TRT'de..