Şırnak'ta yüzde 90, Nusaybinde yüzde 80 Pkk'lı Terörist temizlendi...

Yapılan açıklamalarda, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, terörle mücadele operasyonlarının Şırnak il merkezinde yüzde 90, Nusaybin’de ise yüzde 80 oranında tamamlandığını söyledi.Peki operasyonlar ne zaman sonlanıcak? Güneydoğu da halkı ne gibi sıkıntılar bekliyor?

Şırnak'ta yüzde 90, Nusaybinde yüzde 80 Pkk'lı Terörist temizlendi...
Bu içerik 2985 kez okundu.

Yaşanan terör olayları ile üzücü günler geçiren Güneydoğuyu ne gibi sıkıntılar bekliyor? Mayını oyuncak sanan çocukların kabusu ne zaman son bulacak?

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Azerbaycan Milli Günü resepsiyonuna katıldı.Düzenlenen resepsiyonda terörle mücadele konusundaki soruları yanıtlayan Orgeneral Mendi, Şırnak il merkezinde operasyonların yüzde 90 oranında tamamlandığı söyleyen Mendi, Mardin Nusaybin’de yüzde 80 tamamlandığını belirtti.Orgeneral Mendi, konuşmasında Jandarma timlelrinin hazırlıklarını tamamlayıp, bölgeye sevk edildiğini belirtti.Yaklaşık 2 bin jandarma özel harekat askerinin takviye edildiğini bildirdi.içişleri Bakanlığının'da Jandarma Özel Harekat timlerine prim verilmesi için bir çalışma başlattığını söyledi. 

Peki terör ne zaman bitecek?

Babaları sokağın ortasında ölen çocuklar...insan gibi yaşamayı bilmeyenler, mayınları oyuncak sanarken hunharca öldürülen çocuklar...evleri tarandığı için başkalarının evlerine sığınanlar, günlerce evlerinden dışarı çıkamayanlar...Bütün bunlar ne zaman son bulacak bilinmez ama birçok yıkık  hikayenin yaşandığı Türkiye...

PKK nasıl yükseldi?

1984’de Şam’da gerçekleştirilen ikinci kongreden sonra kamplardaki üyelerini gerilla savaşına hazırlayan örgüt özellikle Hakkari, Mardin, Siirt illerini kapsayan bölge içerisindeki askeri hedeflere karşı silahlı eylem hazırlığını hızlandırdı. 15 Ağustos 1984’te PKK’nın ilk ses getiren eylemi gerçekleşti. Hakkari'nin Şemdinli ilçesi ile Siirt'in Eruh ilçesine düzenlenen eşzamanlı baskınlarla örgüt silahlı çatışma sürecini başlattı.

Abdullah Öcalan, 1999 yılında yakalandıktan sonra verdiği ifadesinde, örgütün silahlı faaliyetlerini 1984 öncesi ve sonrası olarak ikiye ayıracaktı. 

Öcalan ifadesinde, ‘Hilvan-Siverek dönemi’ olarak tanımladığı birinci dönemde mücadelenin, ağalara ve şeyhlere, yani mahalli otoriteye karşı sürdürüldüğünü; Şemdinli ve Eruh baskınlarından sonra başlayan ikinci dönemde ise gerilla taktiği tarzındaki silahlı eylemlerle örgütün doğrudan devlete yöneldiğini anlattı.

İfadesinde Şemdinli ve Eruh baskınlarının kendi talimatıyla gerçekleştiğini kabul eden Öcalan, eylem kararını 1982 yılında Diyarbakır Cezaevi'nde üç örgüt üyesinin ölüm orucunda hayatını kaybetmesi üzerine verdiğini kaydetti.

Bölgede ‘alternatif otorite’

Üçüncü kongre kararlarından sonra PKK silahlı eylemlerinin yelpazesini genişletti. Askeri hedeflerin yanı sıra, kamu kurumlarının araçlarına, yönetim binalarına saldırılar arttı. Bu gelişmeler üzerine, 1987’de sıkıyönetim yerine “Olağanüstü Hal” ilan edilmiş ve “Jandarma Bölge Asayiş Komutanlığı” kurulmuştur. Yurtiçinde faaliyetlerini yoğunlaştıran PKK ile asker ve polisten oluşan özel güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar yoğunluk kazandı. Bu dönemde başta Suriye olmak üzere Lübnan, Kuzey Irak, Yunanistan ve Rusya’dan büyük destek gören PKK, köy baskınlarına yöneldi.

Örgütün 1986-1987 yıllarında yoğunlaştırdığı bu eylemlerin amacı PKK’yı devlete karşı alternatif otorite olarak kabul ettirmekti. Bu nedenle hedefler özenle seçiliyordu. ‘ibret’ yöntemi en kestirme 'ikna' yolu olarak görülüyordu. Güvenlik güçlerine kim bilgi veriyorsa ‘ajan’ olarak ilan edilip öldürülüyordu. Esnaftan ve sınır geçişlerinden alınan haraca ‘vergi', örgüte katılmalara ise ‘askere alma’ işlemi adı veriliyor, örgüt otoritesi bölge halkına alternatif devlet otoritesi olarak sunuluyordu.

Bu kavramların kullanılması ve halk nezdinde bu yönde propaganda yapılması Öcalan ve PKK’nın ‘parti-cephe-ordu' üçlemesi içinde orduya geçiş aşaması olarak görülüyordu.

Komşu ülkelerinin desteği

PKK’nın ordulaşma çabaları sürecinde gördüğü dış destek de çok önemliydi. İran-Irak Savaşı’nın yarattığı ortamı değerlendiren Öcalan ve PKK, 1988 yılında Bağdat ile yoğun bir ilişkiyi başlatmasını takiben, İran’ın desteğini de sağlamaya yöneldi.

Böylece örgüt Suriye ve Irak’tan sonra, İran’ın da hem Irak'a, hem de Türkiye’ye karşı PKK’yı kullanabileceği mesajını vererek, Türkiye’ye girişte İran’dan da yararlanmaya başladı. Türkiye’ye komşu üç ülkenin sağladığı bu hareket alanı PKK’yı rahatlatırken, örgüt iç bölgelere daha fazla sızarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha geniş ve kontrolü zor bir alana yayılmaya zorladı.

PKK, bu dönemde yaşanan İran-Irak Savaşı'nın sonuçlarından da yararlandı. Dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin, Kuzey Irak’taki KDP lideri Mesut Barzani'ye bağlı güçlere saldırdı. İran’a kaçmak zorunda kalan Barzani birliklerinin arkalarında bıraktıkları silahlara PKK tarafından el konuldu. Örgüt Kuzey Irak’ta ortaya çıkan bu boşluktan yararlanarak bölgeye yerleşimi tamamladı, ayrıca Barzani’ye bağlı bazı militanları bünyesine katmayı başardı. PKK sağladığı bu güçle kendini otorite olarak kabul ettirmeye yönelik silahlı eylemlerini arttırdı. Bu eylemler neticesinde PKK, Kürtçülük hareketini uluslararası platformda tartışılır hale getirse de pek çok ülke tarafından ‘terör örgütü’ ilan edildi.


 

 

şırnakta kaç pkklı temizlendi nusaybinde kaç pkk lı temizlendi doğuda kaç pkklı temizlendi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beren Gökyıldız kimdir kaç yaşında? Anne dizisindeki Melek'in gerçek annesi kim?
Beren Gökyıldız kimdir kaç yaşında? Anne dizisindeki Melek'in gerçek annesi kim?
KPSS Sınav yerimi nasıl öğrenebilirim sınav giriş yerleri açıklandı mı (20 Kasım 2016)
KPSS Sınav yerimi nasıl öğrenebilirim sınav giriş yerleri açıklandı mı (20 Kasım 2016)