İstanbul'da deprem mi olacak şok uyarı..

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 7 gün 24 saat sismik olarak Marmara Denizi'ni izlediklerini belirterek, "Ekstra anormal bir durum yok. Halkı normal günlerin dışında paniğe sevk edecek bir durum söz konusu değil." dedi.

İstanbul'da deprem mi olacak şok uyarı..
Bu içerik 3820 kez okundu.

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde düzenlenen konferansta çarpıcı bir açıklama yaptı ve adeta Marmara’da beklenen büyük deprem için tarih verdi: “Büyük depremin tekrarlama periyodu 2016’da dolacak.’’ Kuzey Anadolu fay hattının en önemli özelliğinin depremleri doğudan batıya taşıması olduğunu söyleyen Prof. Görür sözlerini şöyle sürdürdü: “Fay hattı boyunca her nerede deprem olmuşsa, bir sonraki deprem o bölgenin batısında meydana geldi. Bu zincir 20. yüzyılda hiç sekmeden sürdü. Marmara Denizi’nde büyük depremin tekrarlama periyodu 250 yılda bir. 250 yıllık zaman dilimi ise 2016 yılında doluyor.’’ Peki Prof. Görür’ün iddia ettiği gibi İstanbul’da beklenen büyük deprem için son tarih 2016 mı?

‘AÇIKLAMALAR BİLİMSEL OLMALI’ 
Prof. Dr. Ahmet Ercan (Yeditepe ve Maltepe Üniversitesi Öğr. Üyesi): 

Dünyada depremin tarihini kestirme üzerine birçok çalışma yürütülüyor. Ancak Prof. Naci Görür’ün ifade ettiği gibi bir deprem kestirme yöntemi yok. 1766’yı 250 ile toplayın. Ne etti? 2016. “İşte bu tarihe kadar deprem olacak” gibi bir açıklama her şeyden önce bilimsel değil. 1999 depreminden sonra “Depremlerin ne zaman olacağı kestirilemez” diyen kendisiydi. Daha sonra Fransız araştırma gemisiyle Marmara Denizi’nde inceleme yaptı ve “1 hafta içinde deprem olabilir” dedi. Daha sonra “2028” dedi. Bu açıklamalarda ciddi bir tutarsızlık söz konusu. 

‘BUNA KATILMAK MÜMKÜN DEĞİL’ 
Prof. Dr. Şerif Barış (Kocaeli Üni. Jeofizik Müh. Öğr. Üyesi): 

Bu iddiaya katılmak mümkün değil. Marmara’da 1709’da ve 1766’da meydana gelen depremlere bakarak depremleri önceden kestirmek söz konusu olamaz. Çünkü biz her şeyden önce bu depremlerin kırıldıkları yeri ve derinliği bilmiyoruz. Kırıldıkları yerleri bilsek bile “250 yılda bir deprem olacak” demek yine mümkün değil. Çünkü Marmara’da 350 yıl arayla da büyük deprem olmuş, 45 yıl arayla da. Bu tür açıklamalar yaparak insanları korkutmanın anlamı yok. 

‘DİKKATE ALINMALI’ 
Prof. Dr. Şükrü Ersoy (Yıldız Teknik Üni. Jeoloji Müh.): 

Naci Hoca ciddi bir bilim adamıdır ve sözlerini, uyarılarını ciddiye almak gerekir. Kendisi amacının tarih vermek değil, sadece Marmara’daki gerilimin arttığına dikkat çekmek olduğunu söyledi. 1766’da Marmara’da büyük bir deprem meydana geldi. Öyle ki, Marmara Denizi’nin içindeki fayların tamamı kırılmıştı. Naci Hoca periyodun 250 yıl olduğunu ve 2016’da dolacağını söylüyor ama “Deprem 2016’da olacak demiyor. Depremler için tarih vermek mümkün değil ancak depremlerle ilgili çalışma yaparken meydana gelmiş olan büyük depremlerden yola çıkmak da bir metodoloji. Açıklamaları dikkate alınmalı. 

Türk bilim insanlarının 1999 Marmara depreminden sonra bir sonraki depremin Marmara denizi içinde olacağını, İstanbul'u etkileyeceğini, 7 ve üzeri büyüklükte gerçekleşeceğini söylediklerini vurgulayan Özener, Marmara Denizi'nde araştırmalarının devam ettiğini anlattı.
Haluk Özener, 2,5 senedir Marmara Denizi'nin ortasına kurdukları jeolojik ölçüm yöntemleriyle incelemelerini sürdürdüklerine ve 600 günden fazla veri topladıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Marmara'da bilimsel çalışmalar devam ediyor. 7 büyüklüğünde deprem olacağı bilgisi sürpriz bir bilgi değil. 7 gün 24 saat sismik olarak Marmara Denizi'ni izliyoruz. Ekstra anormal bir durum yok. Halkı normal günlerin dışında paniğe sevk edecek bir durum söz konusu değil. Yazıda 'depremin 7 ila 8 büyüklüğünde olabileceği, ancak bunun bugün mü 30 sene içinde mi olabileceğini bilinmediği' yer alıyor. Biz bunu 20 sene önce söyledik. Aynı gerçeklik devam ediyor, anormal bir durum yok. Depremin yeri ve büyüklüğü ile ilgili yeni haberler değil. Depremin nerede olabileceğini, ne büyüklükte olabileceğini tahmin edebiliriz ama zamanını söyleme şansımız yok. Bundan 6 ay önce de benzer yazılar çıktı, bu tür yazılar sürekli çıkıyor."
Depremin bir doğa olayı olduğunu hatırlatan Özener, Marmara'nın fay hattı nedeniyle hareketli bir bölge olduğunu ifade etti. Özener, "Bu deprem tekrarlayacak, ne zaman tekrarlayacak bunu bugünkü teknoloji ile söyleme şansı yok. Depremi engelleyemeyiz ama depreme hazırlıklı olmamız lazım, depremle yaşamayı öğrenmemiz, deprem zararlarını önleyecek önlemler almamız lazım." diye konuştu.
"OLAĞANÜSTÜ BİR DURUM DEĞİL" 
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ali Pınar, metnin Marmara Denizi altında kurulan gözlem ekibinde rol alan Fransız bilim adamlarının yayınladığı rapora dayandığını belirtti.
Bunun bilimsel bir çalışma olduğunu, Marmara Denizi'nde bu şekilde bilimsel çalışmalar yapıldığını ifade eden Pınar, bu yöndeki incelemelerin de devam ettiğini söyledi.
Pınar, "1999'daki depremden sonra Marmara Denizi'nde çok sayıda araştırma yapıldı. Bu şekilde benzer makaleler görmek mümkün. Bu olağanüstü bir durum değil. Marmara Bölgesi için herhangi bir yeni bir durum söz konusu değil. Deprem etkinliğinde herhangi bir anormallik yok. Marmara Denizi etrafında herhangi bir hareketlilik yok. Sismik cihazlarla yapılan gözlemlerle, depremin uzunluğu, derinliği ve büyüklüğü hesaplanabilir. Ancak depremin ne zaman olacağını bilmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.
"BUNLAR PALAVRA ŞEYLER"
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sosyal medyada yer alan İstanbul'da deprem beklentisi konusundaki söylentileri ciddiye almadığını söyledi.
Üşümezsoy, Kumburgaz çukuruyla Çekmece'den başlayan iki fay hattının varlığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Fakat o fay hatları birbiriyle bağlantılı değil. Marmara'da kırılmadığı söylenen fay hattı burası. Şimdiki söylenti 50 kilometrelik bu fay hattı için. Bu fay hattında şu an aktif bir depremselliği göremiyoruz. Bu fay hatları üzerinde değişik söylentiler oluyor fakat söz edildiği gibi bir hareketlilik yok. Depremde ses dalgası çıkmaz. Tam tersi uzun süre hareketsiz kalınır ve susmuş olan bu yapı birdenbire patlar. Oradaki fay hatlarında sızıntılar oluyorsa bu tehlikesizliği gösterir. Bu söylentiye itibar etmemek gerekir."
Söz konusu fay hatlarının da büyük bir deprem yaratmayacağını dile getiren Üşümezsoy, "Burası iki küçük faydan oluşuyor ve kitlenme derecesi çok sığ. Faylarda akma var ve bunlardan 'Büyük bir deprem geliyor.' söylemi kulağından tutarak fili tanımlamak gibidir. O fay üzerinde ciddi bir stres birikimi görmüyoruz. Bahsedilen konu eski bir varsayımdır, gelecek en büyük deprem de 1999'dakinin üzerine çıkamaz." değerlendirmelerinde bulundu.
Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Le Figaro'da geçmişte yapılan bir çalışmanın yeni gibi sunulduğunu ifade ederek, yazının sonunda depremin zamanın önceden belirlenemeyeceği bilgisinin yer aldığını söyledi.
Yazının kötü bir çeviri olduğunu kaydeden Gündoğdu, "Bizim istasyonlarımıza hızlı bir şekilde baktım, herhangi bir anormallik yok şu anda. Biz o istasyonlarda birçok şeyi görebileceğimizi biliyoruz, orada bir belirti yok. Bir sürü değişkenin ölçüldüğü istasyonlar var, Marmara'nın, Kocaeli'nin güneyinde onlar da bir şey yok. Bunlar palavra şeyler. Daha önceden yapılan bir çalışma, şimdi olacakmış gibi gösterilmiş." diye konuştu.

 

istanbul depremi istanbul depremi ne zman istanbul depremi fetö haberi haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te  TRT'de..
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te TRT'de..