Barış Arduç ve Gupse Özay evleniyor mu?Barış Arduç,"Çocukları çok seviyorum ve çocuk sahibi olmak istiyorum"

Kaderleri bir gecede değişti. Ekranda göründüklerinin ertesi sabahı artık sokakta dolaşamayacak haldeydiler. Aradan geçen bir senede şöhretleri katlanarak büyüdü. Bugün hayranları, Barış Arduç’un oturduğu bankı öpüyor, Elçin Sangu bir gün içinde sevenleriyle yüzlerce selfie çektiriyor. Onlar ekranın yeni gözde çifti. Çok merak edilmelerine rağmen pek ortalarda görünmemeyi tercih ediyorlar. Türkiye’nin bu iki yeni starıyla ‘Kiralık Aşk’ dizisinin yeni sezonu başlamadan hemen önce buluştuk. Hayat hikayelerini, değişen yaşamlarını ve aşklarını konuştuk. İşte bilinmeyen yanlarıyla Barış Arduç ve Elçin Sangu...

Barış Arduç ve Gupse  Özay evleniyor mu?Barış Arduç,
Bu içerik 1291 kez okundu.

Barış Arduç: Birileri beni sevsin diye özel bir çabam yok

Bu diziye kadar birçok projede yer aldınız. Sonra bir gece ‘Kiralık Aşk’la ekranda göründünüz. Ve ertesi sabah...
- Belli rutini olan bir adamdım. Sabah kalkıp spora giden, kahvesini alıp evine dönen... Birinci bölümün ardından spora giderken birileri kolumdan çekiştirip fotoğraf çektirmek isteyince ‘Bir şeyler oluyor’ dedim.
Evet. Günde en az 200 kişiyle selfie çektiren, oturduğu bank bilen öpülen bir adam haline geldiniz... 
- Evet ama özel hayatımda bir şey değişmedi. Hâlâ 15 sene önceki arkadaşlarımla görüşüyorum. Ve sadece iyi insan olmaya çalışıyorum.

Lüks evler, arabalar...
- Öyle ideallerim olmadı. Tabii popüler bir işte çalıştığınız için para kazanmaya başlıyorsunuz. Önceliklerinizi bildiğiniz müddetçe kendiniz için yaptığınız harcamalar lüks olmuyor.
Artık bir düğünde çektiğiniz halay olay, denize girmek için tekneden inerken çekilen fotoğrafınız haber oluyor. Bununla başa çıkmak zor mu?
- Biri 15 yıllık çocukluk arkadaşımın, diğeri öz abimin düğünü. Gazeteye çıkmamak için arkadaşımın ya da abimin düğününde eğlenmekten kendimi alıkoymayacağım. Abisinin düğününde üç sene önce oynayacak adam şöhret oldu diye oynamazsa bu benim ayıbım olur. 
Plan yapmayı bıraktım

Kaygan bir zemin, televizyon sektörü... Şöhret biterse korkusu yaşıyor musunuz?
- Beş-altı sene önce planladığım şeyler gerçekleşmeyince yaşanan hüsranın daha büyük olduğunu gördüm. Plan yapmayı bıraktım. Şu an her şey çok yolunda. ‘Yarın ne olacağım’ endişesiyle yaşamak insanın zihnini de hayat enerjisini de köreltir.

Bu hızlı yükselişten dolayı psikolojik destek aldınız mı?
- Evet. Almaya da devam edeceğim. Her insan almalı. Dünyada birçok şey kaotik bir hal alıyor, insanların siniri bozuluyor. Biz işin eğlence tarafındayız, dünyada yaşananları yumuşatmak için varız ama o sektörün içinde bir birey olarak kendi sağlığımı da iyi tutmak durumundayım. 
Kime sorsam, istisnasız herkes sizi çok sevdiğini söyledi. Kusursuz, paketlenmiş bir ürün mü yoksa gerçekten göründüğü gibi iyi bir adam mısınız? 
- Kötü biri olacak bir şey yaptığımı sanmıyorum. Birileri beni sevsin diye özel bir çabam yok. Eğer iyi insan olursan birileri zaten seni sevecektir. Sanırım özel hayatımda da yanlış bir şey bulmadı izleyici. Tabii dizideki karakterin de bunda etkisi büyük.

Gupse Özay’la iki yıldır birliktesiniz. En popüler olduğunuz dönemde saklamadan bir ilişki yaşamak ne kadar doğru?
- Düzen ve istikrar benim için her zaman daha makbul. Bir senede 15 ilişki yaşamış bir adamdan ziyade, iki senedir çok güzel bir ilişkiye sahip bir adam olarak o resmin içinde bulunduğumdan kendimle gurur duyuyorum.
Etrafınızda size bu kadar hayran kadın varken tekeşli yaşamak zor olmuyor mu?
- Tekeşli yaşamayı seviyorum. “Çok popülerim, arkama şöhreti alayım, hadi kızlar hep beraber gezelim. Bugün seninle, yarın onunla” gibi durumlar bana sağlıklı bir zihnin eseri gibi gelmiyor. O an belki bu tip şeyler insana meziyet gibi görünebilir ama resmin bütününe bakınca insanın ne kadar kirlendiğini gösteren bir şey bu. Benim gözümde duygusal bağ yaşamadan her gün farklı bir hikâyeye kapı açmak iyi bir şey değil.

Öyle anlattınız ki... Hiç mi çapkın bir adam olmadınız?
- Önceden ilişki adamı değildim. Hayatımda hep spor vardı. Hiç âşık olmamış, bu konulara kafayı takmayan biriydim.
İlişkinizle ilgili söylenmeyen kalmadı. Sizi yakıştırmayanlar da ayrılmanızı dileyenler de oldu. Bunlar ilişkiyi nasıl etkiliyor? 
- İkimiz de eleştirilere karşı nötrüz. Bu bir ‘survivor’. Hayat devam ediyor. İlişkimizi beraber yaşıyoruz. Dolayısıyla nasıl bir şey yaşadığımızı da sadece biz biliriz.
E nasıl bir şey yaşıyorsunuz söyleyin, biz de bilelim...
- Güzel bir şey (gülüyor).

Evliliğe karşı değilim

Öpüşme sahnelerinin sevgilinizle büyük kavgalara sebep olduğu hatta dizinin montajına bile karıştığı yazıldı. İşin aslı ne?
- Bunlar öyle zırvalıklar ki üzerine konuşmak istemiyorum. İkimiz de işi gücü olmayan, bunlarla uğraşacak insanlar değiliz. Sapkınlık; bu söylenenlere ikna olup bunlar hakkında konuşmak.
Gupse Özay’dan yola çıkarsak sizi esprili kadın mı tavlar?
- Her akıllı olmaya çalışan insan gibi ben de her anı kaliteli geçirmek isteyen biriyim. Sizi yoran, üzen bir ilişkiyi kimse istemez. Eğer biriyle beraber iyi vakit geçiriyorsan formül tamamdır. 
Maşallah geçen sene evlenmeyen jönümüz kalmadı. Siz de bu kervana katılır mısınız?
- Evliliğe karşı değilim. Çocukları çok seviyorum ve çocuk sahibi olmak istiyorum. Bu yarın mı, üç sene sonra mı olur bilmem ama bir gün mutlaka olacak.

Dürüstlük benim için tek kural 

Ekrandaki gizli romantik, snob Ömer bir yana, bana son bir yıldır herkesin merak ettiği gerçek Barış’ı anlatın...
- Spor manyağıyım. Kendimle vakit geçirmeyi, sakinliği severim. Fena adam değilimdir ama benim de bir damarım vardır.
Kimler basar o damara? 
- Israra ve iyi niyeti suiistimale gelemem. Dürüstlük benim için tek kural. Bir adam sahtekârsa bile yalansız şekilde yüzüme “Ben sahtekârım” derse onu sempatik bulurum. Ailem ve yakınımdakilerle alakalı herhangi yanlış bir şey canımı çok sıkar. İnsanların haksızlığa uğramasına da dayanamam.
Çocukken çok şehir değiştirmişsiniz...
- Evet. Babamın dedesi göç zamanı Arnavutluk’tan Fatsa’ya gelmiş. Orada yaklaşık 50 sene yaşadıktan sonra da Düzce’ye gitmişler. Anne tarafım da Artvinli. Yolları Sakarya’da kesişiyor. Ardından çalışmak için İsviçre’ye gidiyorlar. Orada abim, ben ve kardeşim doğuyoruz. İlkokulda Sakarya’ya halamların yanına geldim. Bir sene sonra da ailem geldi ve Gölcük’e taşındık. 99 depremi olduğunda Sapanca’da tatildeydim. Sonrasında baba tarafımın yanına, Bolu’ya yerleştik. Bu sefer Düzce depremine yakalandım. Lise 2’de de İstanbul’a geldim.

Baklavam olsun diye spor yapmadım

İstanbul’a geldiğinizde anne ve abinizle yaşadığınızı duydum. Peki babanız?
- Ben lisedeyken ayrıldılar. Ben annemle kaldım. Ama babamla da görüşmeye devam ettim. 
Oyunculuk bu hikâyenin neresinde?
- Üniversitede tercih yaparken kafamda spor akademisi vardı. Kayseri’yi kazandım ama ilk senemde adapte olamadım, bıraktım. Konservatuvar fikrini değerlendirmeyi düşünürken Ayla Algan’la tanışıp oyunculuğa başladım.
Hep yakışıklı bulunan bir adam mıydınız?
- Beğenilirdim ama aslında ergenliğe girdiğim dönemde yakışıklı bir adam değildim. Öyle girdiğim mekânı falan yıkmazdım. Etrafımdakilere göre belki sadece kötünün iyisi gibi duruyordum.
Ekranda sık sık gördüğümüz o kasları neden yaptınız o halde?
- Ben hayatım boyunca hep spor yaptım. Bunun sebebi de baklavam olsun takıntısı değildi. Mesela ileride kilolu bir adam oynamam gerekirse kilo da alırım.

barış arduç aşk hayatı barış arduç ve güpse özay kiralık aşk kiralık aşk barış arduç haberi haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Tanju Çolak'ın eşi Aysu Çolak kimdir kaç yaşında?
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te  TRT'de..
Beşiktaş maçı saat kaçta hangi kanalda yayınlanacak? Dinamo Kiev- Beşiktaş maçı bu akşam 22.45'te TRT'de..