Gelir Eşitsizliği bir politika...
Kadir Gülçin

Gelir Eşitsizliği bir politika...

Bu içerik 519 kez okundu.
Reklam

Gelir Eşitsizliği bir politika...

Dünya kamuoyunda gelir eşitsizliği toplum tarafından bilinen ve kamu, devlet, politikacılar tarafından sürekli gündeme getirilen bir konudur. Bu konuya ek olarak ayrıca kişi başı milli gelir konusu da yer almaktadır. Kişi başı milli gelir konusu kıyas, kıstas olmadığı, sadece genel makro veriler ile hesaplanan standart bir endeks olduğunu önceki yazılarda ele almıştık.


Gelir eşitsizliği bireyler arasında gelirin eşit dağılmadığı vurgusu olarak kabul edilmektedir. Fakat gelir, kazanılma şekline ve miktarına göre değişmektedir. Gelirin eşit dağılmadığı kıstası, kazanılmış bir hak olup ancak bu hakkın farklı bir kişi tarafından el konulması yönelimi çıkarılmaktadır. Hal bükü durum kazanılabilecek yetenek ve yeterliliğin eşitsiz olmasıdır. Bu eşitsizlik ise eşit olmayan eğitim ve üretim kültürü eşitsizliğidir. 


Dünyada; eğitim eşitsizliği, gelir eşitsizliğine neden olan temel etkenler arasında gelmektedir. Yeterli olmayan bilgi, teknoloji, bilim, sanat, üretime dönüştürme, iş kültürü ve zihinsel değişimler kazanç seviyesini etkilemektedir.


Gelirin eşit kazanılabilmesi için, kazanma yollarını öğrenme metotları her bir bireye eşit verilmelidir. Böylece herkese eşit sunulan bilgi, kazancıda eşit elde etme imkanı tanıyacaktır.

Bugün kıtalar arası eğitim şartları ve koşulları ile piyasa mekanizması karşılaştırılarak, düşük kazançlı ve yüksek kazançlı toplum karşılaştırması, kamusal eğitim kısıtlarını ortaya koymaktadır.


Piyasa dengesini yalnız ekonomik açıdan dikkate almak hatalı olmaktadır. Piyasanın temel dinamiği bildi olduğu açıktır. Ekonomileri ayıran bilgi, bilim ve teknoloji seviyesidir. Piyasalardaki eşit olmayan asimetrik bilgi, piyasa dengesizliğinin temel faktörüdür. Bilgiye bağlı bilim ve teknolojik yetersizlik, piyasayı gelişmemiş veya gelişmekte olan ekonomiler sınıfına koymaktadır.


Bu bilgi eşitsizliğinin giderilmesi en önemli konudur. Yalnız üniversiteler bazında değil, ilköğretim-lise düzeyinde de bütünleşmiş eğitim eksikliğinin giderilmesi, gelir ve kazanç eşitsizliğini gidermekte başlıca çözüm olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500